← Hayrettin TÜRKOĞLU

Gölgesinde Dinlenenler, Kışında Ağacını Kesenler | Vefa..

3 dk. okuma 61 okunma

Ne garip değil mi?

Bir o kadar da gerçek…

İnsan bazen bir ağacın gölgesine sığınan yolcuya benziyor. Yazın kavurucu sıcağında altında dinleniyor, serinliğinde huzur buluyor, dallarının verdiği gölgede nefes alıyor. Fakat kış geldiğinde, aynı ağacı kesip odun yapıyor; dün kendisine hayat veren şeyi, bugün kendi rahatına feda ediyor.

Adına ne derseniz deyin; vefasızlık, nankörlük, menfaatçilik, çıkar ilişkisi…

Sonuç çoğu zaman değişmiyor.

Çünkü bazı insanlar sizi gerçekten sevmez; sizden gördükleri faydayı sever.

Yanınızdayken yüzünüze gülmelerinin, hâlinizi hatırınızı sormalarının, dertlerinizi dinliyormuş gibi görünmelerinin sebebi bazen siz değilsinizdir. Onların hayatında tuttuğunuz yerdir. İşlerine yaradığınız sürece kıymetlisinizdir. Bir kapı açtığınız, bir yük taşıdığınız, bir işlerini gördüğünüz sürece “iyi insan” olursunuz.

Ama gün gelir elinizden verecek bir şey kalmaz…

İşte o zaman gerçek yüzler ortaya çıkar.

Ne arayan kalır, ne soran…

Dün sofranızda en güzel yere oturanlar, bugün kapınızdan geçerken sizi görmezden gelir. Dün derdinizi kendi derdi gibi dinleyenler, bugün selamınızı bile yük sayar.

Ve insan o zaman anlar:

Bazı insanlar hayatımıza dost olarak değil, ihtiyaçları olduğu için girer.

Elbette istisnalar vardır. Vefayı menfaatin önünde tutan, iyiliği karşılık beklemeden yapan, dara düştüğünüzde elinizi bırakmayan güzel insanlar da vardır. Zaten insanın umudunu ayakta tutanlar da onlardır.

Fakat hayatın acı tarafı şudur:

İnsanın gerçek değerini, çoğu zaman yanında olduğu insanlar değil, yanında olmadığında onu arayan insanlar gösterir.

Çünkü iyi gün dostluğu kolaydır.

Herkes güneşli havada yanınızda yürür. Herkes sofranız bereketliyken sizinle ekmeğini paylaşır. Herkes işler yolundayken omzunuza dokunup “Ben buradayım.” der.

Asıl mesele, hayatınız karardığında kim kalıyor?

Cebiniz boşaldığında kim kapınızı çalıyor?

Elinizden güç, dilinizden söz, yüzünüzden tebessüm eksildiğinde kim hâlâ sizi aynı insan olarak görebiliyor?

İşte vefa budur.

Vefa; sizin kendisine ne verebildiğinizle değil, sizden hiçbir şey alamadığı hâlde yanınızda kalabilmekle ölçülür.

Bu yüzden herkesten vefa beklemeyin.

Çünkü beklenti bazen insanın kendi kalbine kurduğu en ağır tuzaktır.

Siz gölgenizi paylaşın ama ağacınızı herkes için kesmeyin.

Siz iyilik yapın ama iyiliğinizi kendinizi tüketmenin bahanesi hâline getirmeyin.

Siz insanlığınızı kaybetmeyin ama insanların nankörlüğü karşısında da kendinizi sürekli sorgulamayın.

Çünkü birilerinin kıymet bilmemesi, sizin değersiz olduğunuzu göstermez.

Sadece kimin neye değer verdiğini gösterir.

Bazıları sizi kaybettiğinde üzülmez; sizin yerinize koyacağı başka birini arar.

Bazıları ise sizi kaybettiğinde, hayatında açılan boşluğu hiçbir insanla dolduramaz.

Aradaki fark budur.

Biri sizi insan olduğunuz için sever, diğeri işine yaradığınız için yanında tutar.

Ve zaman, ikisini birbirinden ayırmak konusunda şaşmaz bir hâkimdir.

Öyleyse kırılmayın…

Sadece öğrenin.

Kime gölge olduğunuzu, kimin sizi sadece gölgeniz için sevdiğini öğrenin.

Çünkü hayat, herkesi kaybetmekten ibaret değildir.

Bazen insanın kaybettiği kişiler, aslında sırtından indirdiği yüklerdir.

Ve bazen yalnız kalmak, yanlış insanların arasında kalmaktan çok daha onurludur.

Unutmayın:

Yazın gölgenize sığınıp kışın sizi kesmek isteyenlere kızmayın. Ağacın suçu, gölge vermek değildir.