Hayat, eskisini unutanların yeniyi ne kadar çabuk tükettiğini gösteren garip bir zamana dönüştü. Dününü bilmeyen, bugününü anlamakta; geçmişini tanımayan, geleceğine yön vermekte zorlanıyor.
Oysa eskisi olmayanın yenisi olmaz.
Bir evin temeli olmadan katları yükselmez. Bir ağacın kökü olmadan dalları göğe uzanmaz. İnsan da böyledir. Bugün sahip olduğu ne varsa, bir zamanlar yaşadığı dünlerin üzerine kuruludur.
Geçmiş, yalnızca eski fotoğraflarda kalan yüzler değildir. Bir babanın nasihatinde, bir annenin duasında, sofradaki ekmeğin kıymetinde, komşunun kapısını çalan samimiyette saklıdır.
Bugün teknolojiyle büyüyen çocuklar, dünün yokluklarını bilmeden yarının zenginliğini hayal ediyor. Oysa bir zamanlar bir oyuncağın mutluluğu, bir bayramlığın heyecanı, akşam ezanıyla eve dönmenin huzuru vardı. İnsanlar azla yetinir, çokla övünmezdi. Bir selamın, bir hatır sormanın, bir dost ziyaretinin değeri bilinirdi.
Şimdi her şey yenileniyor. Evler, eşyalar, telefonlar, alışkanlıklar, hatta insanlar.
Fakat yenilenen her şey güzelleşmiyor.
Çünkü yenilik, geçmişin değerleriyle buluşmadığında yalnızca değişim olur. Değişim ise her zaman gelişim değildir.
Geçmişini küçümseyen, geleceğini büyütemez. Köklerinden utanan bir toplum, rüzgârın önünde savrulan yaprağa benzer. Nereye gittiğini bilmez, neyi kaybettiğini fark etmez.
Bugün eski diye kenara attığımız nice değer, aslında yarının en büyük ihtiyacıdır. Vefa, edep, sabır, kanaat, komşuluk, büyüğe saygı, küçüğe merhamet.
Bunlar eskimedi. Biz onları hayatımızdan çıkardık.
Oysa insanın gerçek zenginliği, sahip olduklarının çokluğunda değil; geçmişinden taşıdığı güzelliklerin hâlâ içinde yaşamasındadır.
Dününü hatırlamayan, bugününü eksik yaşar. Geçmişine sahip çıkmayan, geleceğini başkalarının yazdığı bir hikâyeye dönüştürür.
Eskisi olmayanın yenisi olmaz.
Çünkü her yeni başlangıç, mutlaka bir dünden doğar. Mesele geçmişte yaşamak değil; geçmişin güzel yanlarını bugüne taşıyabilmektir.
Unutmayalım: Kökü olmayan ağaç, gölgesiz kalır. Geçmişi olmayan insan ise ne kadar yenilenirse yenilensin, kendinden bir parça eksik yaşar.