Siz bazı şeyleri ne kadar da garanti sanıyorsunuz.
Bu gece başınızı yastığa koyduğunuzda sabah yeniden uyanacağınızı, sevdiğiniz insanın sizi de seveceğini, verdiğiniz değerin karşılığını göreceğinizi, ettiğiniz duaların istediğiniz şekilde kabul olacağını düşünüyorsunuz.
Oysa hayat, bizim düşündüğümüz gibi işlemiyor.
Bir gece uykuya dalarsınız, sabaha çıkıp çıkmayacağınızı bilemezsiniz. Birini bütün kalbinizle seversiniz, o kalbinizdeki sevginin karşılığını vermeyebilir. Yıllarca hayalini kurduğunuz bir şey için dua edersiniz, belki de hiç kavuşamazsınız.
Çünkü biz çoğu zaman istemekle sahip olmayı, sevmekle sevilmeyi, plan yapmakla geleceği garanti altına almayı birbirine karıştırıyoruz.
Unutuyoruz ki insanın gücü bir yere kadar.
Bugün elimizde olan, yarın elimizde olmayabilir. Yanımızda olanlar bir gün uzaklaşabilir. Sağlığımız, huzurumuz, sevdiklerimiz, hatta nefesimiz bile bize ait bir garanti değildir.
Biz yarının hesabını yaparken, hayat kendi gerçeğini yaşatır.
Bazen en çok istediğimiz şey nasip olmaz. Bazen uğruna gözyaşı döktüğümüz bir kapı açılmaz. Bazen de kaybettik diye üzüldüğümüz şeylerin aslında bizi daha büyük bir hayal kırıklığından koruduğunu çok sonra anlarız.
Her gecikme ceza, her kavuşma mükâfat değildir. Her istediğimiz bizim için hayırlı, her istemediğimiz de bizim için kötü olmayabilir.
Çünkü hayat bizim dileklerimize göre değil, Rabbimizin takdiriyle şekillenir.
Dua ederiz ama duamızın ne zaman, nasıl ve hangi şekilde karşılık bulacağını bilemeyiz. Sabrederiz, bekleriz, umut ederiz. Bize düşen istemek, gayret etmek ve tevekkül etmektir. Gerisi Allah'ın takdiridir.
Burası imtihan dünyası. Her şeyin istediğimiz gibi olacağı bir yer değil. Bazen kavuşmakla, bazen ayrılmakla; bazen varlıkla, bazen yoklukla; bazen sevinçle, bazen gözyaşıyla sınanırız.
Öyleyse kendinizi hiçbir şeyin sahibi, hiçbir şeyin de garantisi altında sanmayın.
Seviyorsanız söyleyin. Kırdıysanız özür dileyin. Sahip olduklarınızın kıymetini bilin. Kimsenin kalbini incitmeyin. Yarın telafi ederim dediğiniz şeylerin yarına kalacağından emin olmayın.
Çünkü bu hayatta en büyük yanılgımız, yarını kendimize verilmiş bir söz gibi görmemizdir.
Hiçbir şey garanti değil. Ne yarın, ne kavuşmak, ne sevilmek, ne de bir sonraki nefesimiz.
Biz sadece niyet eder, dua eder ve yaşarız.
Gerisi Rabbimizin izni, nasibi ve takdiridir.